Bir marka bazen görsel olarak iyi görünür ama yine de dağınık hissedilir. Bunun nedeni çoğu zaman renkler ya da logo değil; ton, dil ve önceliklerin net olmamasıdır. Kullanıcı her temas noktasında farklı bir karakterle karşılaşıyorsa güven duygusu zayıflar.
İlk netleşmesi gereken alan marka tonudur. Resmi mi, samimi mi, teknik mi, yönlendirici mi? Bu karar verilmediğinde sosyal medya dili başka, web sitesi dili başka, teklif metinleri bambaşka görünmeye başlar.
İkinci alan hedef kullanıcıdır. Herkese hitap etmeye çalışan marka dili çoğu zaman kimseye güçlü şekilde ulaşamaz. Kimin için konuştuğunu bilen markalar daha sade ve daha etkili cümleler kurar.
Üçüncü olarak hizmetlerin nasıl adlandırıldığı önemlidir. Bir yerde paket, başka yerde çözüm, başka bir yerde danışmanlık deniyorsa kullanıcı bu başlıkların aynı sisteme ait olup olmadığını anlamakta zorlanır. Başlık sistemi netleştiğinde marka dili de otomatik olarak toparlanır.
Son olarak buton dili, başlık yapısı ve mikro metinler aynı çizgiye çekilmelidir. Küçük metinler çoğu zaman markanın asıl hissini belirler. Tutarlılık burada başlar.